“Ruh, en çok zevke doyduğunda özgürdür; gerçekten de, yıldızlar bazen hendekte, dorukta olduğundan daha parlak görünürler..”
Efendilik ve kölelik oyun bazında, aslında bir madalyonun iki farklı yüzüdür; ikisi de var olmak için diğerine muhtaçtır. Bdsm söz konusu olduğunda ise, köleliğin bir zevk unsuru olması gerekir doğal olarak..
Peki, en düzen adamı olanlar bile, sevişirken ufak ısırıklarla diş izi koymaz mı partnerinin üstüne. En “normal” kadın bile yeri gelince poposuna atılan şaplaklardan, saçının çekilmesinden hoşlanmaz mı? Hangi erkek seksinin başarısının kanıtı olan tırnak izlerini taşımamıştır sırtında bir şeref nişanı gibi?
Baştan şu konuda anlaşalım; bdsm’de kölelik veya efendilik, ortaçağ’da sahip olduğu anlamlara sahip değildir! Köleniz sizin egonuzu beslemek için kullanacağınız şımarıkça bir eğlence aracı değil..
Daha sonra Efendi’m (Efendi’m diyorum çünkü artık ben onun kölesiyim) bana daha fazla acı çekmeye dayanıp dayanamayacağımı sordu. Ben de “denemek isterim” dedim..