Ana sayfa
  Ortasından Dalalım! | Ben de urb olmak istiyorum! | Åžifremi Unuttum Etiketler | Sitede Ara | Urb Ara | Oynaklar (3)  
Osmanlı' da Seks

Zekerin başına şırak şırak vurarak gele, şeklindeki Osmalı metinleri, bize erkeklik organının nereye kadar uzandığını açıklıyor. Tabii terminolojik olarak, namı üç kıtaya yayılan Osmanlı' nın sadece at üstünde ülkeler fethettiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bugün saray aleminin arka bahçelerinde dönen dolapların pek çoğunun cinsellikle ilişkisi olduğunu kestirebiliyoruz. Genlerimizde kıpraşan delikanlılık ruhunu atalarımızın malum konulara olan eğilimiyle açıklamak mümkün.

Pornografinin böylesi

"Avratın dört nesnesi kara gerek: saçı, kaşı, kirpiği, ve gözünün karası.

Avradın dört nesnesi kızıl gerek: dili, dudağı, yanakları, avurdları (yanak boşluğu).

Avradın dört nesnesi yuvarlak gerek: yüzü, gözü, topukları ve bilekleri.

Avradın dört nesnesi uzun gerek: boynu, burnu, kaşı ve parmakları.

Avradın dört nesnesi hoş kokulu gerek: burnu, azası (cinsel organı), koltuk altları ve ayakları.

Avradın dört nesnesi geniş gerek: alnı, gözleri, göğsü, ve butları

ve dahi avradın başı ne büyük ve ne küçük ola, eti dahi değirmi (yuvarlak) ola ve yürüdüğü zaman, kalçasının etleri deprene.

" 13. yüzyılda yaşayan Nasüriddin Tusi' nin "bahnamesi" ndeki ideal kadın tanımı böylece uzayıp gidiyor. Farsça adı ile "Bahname" yani şehvet kitabı olarak anılan kaynakların varlığı 700 yıl öncesine dayanıyor. Şehvet kitaplarından Osmanlı da nasibini alıyor elbettei. Kitaplar 4. Murat döneminde toplu bir kıyıma uğrayıp yaktırılmış olsalar bile günümüze ulaşanlar bulunuyor. Seksi tasvir eden pek çok minyatürü, erotizm konulu resimleri ve cinsel gücü arttırıcı doğal formülleri içeren şehvet kitaplarının bazılarında zamanın padişahını cinsel ilişki sırasında gösteren gravürlere bile rastlanırdı. Açıkçası günümüzün pornografik yayınlarının tam karşılığı sayılan bahnamelerdeki fıkralar geçmişin sırlarını da önümüze seriyor. Ünlü zıbıkçıbaşı bunlara bir örnek oluşturuyor:

Harem' de sıranın kendisine gelmesini beklemekten sıkılan cariye soluğu Kapalıçarşı' daki zıbık dükkanında alıyor. Zıbıkçı efendi işveli hatuna nasıl bir tercihi olduğunu soruyor. Kız şaşkınlıkla mamüllerin çeşit çeşit olduğunu öğreniyor. Uzun olan Arap, kalın olan kürt, latif yani hoş olan Türk tipi. İştahı kabaran cariye üçü bir arada (Nestle sitayıl) bir zıbık olup olmadığını sorunca, zıbıkçıbaşı cevabı yapıştırıyor: "Öylesini bulsam kendim kullanırım kızım."

Fıkra bize günümüzden 300 yıl önce bile o günlerde zıbık olarak anılan vibratörlerin olduğunu açıklıyor. Seksin Mabedi Harem. Arapça' da yasak ve gizli anlamına gelen "harem" kökünü haramdan alıyor. Kime yasak harem? Babadan oğula geçen saltanatın koltuğuna kaykılan dışındaki herkese. Fetihten fetihe koşan Osmanlı padişahı, ganimet toplamak dışındaki zamanını azgın bakirelerin talebini karşılamaya ayırıyordu. Harem bir umman, bir gizli dünya... Mekanda afyon alemlerinin kralında savrulmak, şarabın dibine vurmak ve toplu seks denilen kitlesel sanatın tüm hünerlerini ortaya koymak serbest. Harem cennet bahçesi, üstelik girebilene ne yasak ne de kovulmak var. Hal böyle olunca dönemin 'vakanüvis' diye adlandırılan tarih bilimcilerine malzeme üstüne malzeme çıkıyor. Peki bu malzemeyi kim taşıyor tarihçilere? Tabii ki kızları sultana hazırlayan, pek çok karmaşık ilişkiyi düzenleyen ve cinsel gücü arttırıcı ilaçlar hazırlayan iğdiş edilmiş hadımağaları.

EÅŸcinsel EÄŸilimler

 "Yaz olunca avratlar, kışın oÄŸlanlara meylet ki, vücutça saÄŸlam olasın. Zira oÄŸlan teni sıcaktır, yazın iki sıcak bir araya gelirse vücudu bozar. Avrat teni ise soÄŸuktur, kışın iki soÄŸuk vücudu kurutur". Bazı metinler Osmanlı' nın eÅŸcinselliÄŸe ne denli hoÅŸgörüyle yaklaÅŸtığı konsunda net fikirler veriyor. Hangi mevisimde kiminle seviÅŸmenin daha uygun olduÄŸunu aktaran 'Kabusname' adlı eserde bu höşgörüye örnek. Küçük yaÅŸta yaÅŸanan homoseksüel iliÅŸkilere kanunnamelerde rastlamak mümkün. Özellikle yeniçeri kışlasında eÅŸcinsel iliÅŸkilerin yaÅŸandığı biliniyor. Kıdemli askerlerin yanlarında peçeyle gezdirdikleri 'civelek' adı verilen yeni yetmeler için sık sık kavgaya tutuÅŸtukları tarihin dip notları arasında belirtiliyor. Sarayda bir o yana bir bu yana savrulan 'iç oÄŸlan'ların öncelikli amaçlarının ne olduÄŸu ise malum.

Hamam mı? Güçlü kuvvetli Osmanlı erkeğinin uğrak yeri. Yıkanmak..Evet eski dönem hamamalarının temizlenmek amacı güden işlevleri de vardı.

 Lezbiyen İliÅŸkiler

1759-1810 yılları arasında yaşayan eşcinsel yazar Fazıl eşcinsel ilişkilerin yanısıra Osmanlı Dönemi' ndeki lezbiyen ilişkilere de ışık tutuyor. Fazıl 'Hubanname' isimli kitabındaki 'Zenanname' bölümü ile kadınlar ayrı bir paragraf açmakta ve İstanbullu kadınları; namazında-abdestinde olanlar, hafif işlevliler; fahişeler ve lezbiyenler olarak dörde ayırmaktadır. Fazıl, İstanbullu lezbiyenler için şöyle yazmıştır: "Ey sevgili, eski zaman kadınları arasından olmayan, "sevici zümresi" denilen yeni bir bölük çıktı ortaya. Birbirlerine gönül verip aşık olurlar. İlişki vaktinde bile hile yaparlar; hileleri, zekeri (erkeğin cinsel organı) taklit ederek yapılmış bir alettir"

Not: Konuya şurada farklı bir açıdan değinilmişti.