Ana sayfa
  Ortasından Dalalım! | Ben de urb olmak istiyorum! | Åžifremi Unuttum Sitede Ara | Urb Ara | Oynaklar (20)  
Çölde üç susuz

Kız duruyordu rüzgar eserken. Üzerinde beyaz elbisesi salınırken kumların uçuştuğu yönde, o öylece sabit dikiliyordu. Saçlarına kum taneleri yapışıyordu, kına rengi saçlarına. Elini uzatmıyordu, tutmak kurtarmak istemiyordu. Gittikçe buğulu görüyordu, karıncalı Trt kanalı gibi idi görüntü. Kumlar dolmuş gözlerine, kum örümcekleri sarmıştı gözlerini.

Kum perisi küskündü artık. Gökten bakıyordu kıza, daha da üflüyordu. Tül elbisesini sallıyor ve her bir kıvrımından daha da kum gönderiyordu. Küskündü peri. Donuktu kız. Peri kıza dönemiyordu, oradan bakmak istiyordu. Kız periye uçamıyordu, kolları acıyordu.

Çölde üçüncü kişi, o adam. Durduğu yerde kum tanelerini sayıyor. Saydığı kum tanelerini unutuyor tekrar sayıyor. Saydıklarını saymadıklarının arasına düşürüyor. Elleri kumla doluyor, taşıyor. Sayamıyor bir türlü. Kaç oldu kaç tane saydı, koca çölde kaç tane daha kum var. Çıldırmak üzere adam. Canı yanıyor, beyni bulanıyor. Kafasını kuma gömüyor. Saymaktan kurtulacağını sanıyor. Kumlardan kaçacağını sanıyor. Halbuki kuma gömüyor kafasını, gözlerine doluyor kum taneleri. Kendisi çöl oluyor, çölün parçası oluyor. Çöl, gözlerinde devam ediyor.

Bir kıza bakıyor bir kum perisine. Hangisine gitse bilemiyor. Hangisine gitmeli onu da bilmiyor. Benziyorlar birbirlerine. Biri çöl yapan buraları, biri kendi yaptığı çölde mutsuz yaşayan. Kaçamıyor da, kumla oynamayı seviyor çünkü. Çocuklukta bunu öğrenmiştik ya, kumla oynamayı.

Su bekliyorlar artık.