Ana sayfa
  Ortasından Dalalım! | Ben de urb olmak istiyorum! | Åžifremi Unuttum Sitede Ara | Urb Ara | Oynaklar (13)  

Bize de bir ÅŸans!

kız tavlama sanatı
Osmanlı ve Harem gerçeği
Etiketler:

Sözlük manası ile "korunan yer" anlamına gelen harem kelimesi, Osmanlı dünyasında, "harem-i hümayun ve enderun" dan oluşan iki farklı yapıyı kapsamasına, ve Osmanlı haneden hizmetkarları için faliyet gösteren bir eğitim kurumunu ifade etmesine karşın, üzerine, Batı dünyası tarafından, belki de oryantalizmin bir yansıması olarak, kelime muhteviyatından çok farklı anlamlar yüklenmiştir. Harem hakkında konuşurken, Osmanlı Devletinde harem belgelerle, doğrusuyla, yanlışıyla bir bütün olarak karşımızda durmasına rağmen, özellikle haremin bilinmezliğinden ve oryantalizmin çekiciliğinden yola çıkarak, çekici ve çok satan bir eser meydana getirmek isteyen edebiyatçılar tarafından, bir şekilde tarihin kıyısında kalmış çoğu gerçek hakkında olduğu gibi, tarihi gerçeklere dayanmaktan ziyade, hayale dayalı, öznel olarak yazılan eserleri kaynak almak, her nedense bir adet olmasa bile bir alışkanlık haline gelmiştir. Nitekim, Jean Batiste harem'in bilinmezliğini şu şekilde ifade etmiştir.

"Kadınlar dairesine (Yazar notu:Haem-i hümayun) ilişkin bir bölümü buraya, okuyucuya bu daireyi iyi bilmenin imkânsızlığını anlatabilmek için dahil ediyorum... Buraya erkeklerin girmesi yasaktır ve bu yasak Hristiyan manastırındakinden çok daha büyük bir dikkatle uygulanır...

Sultanın aşk hayatının niteliği gizli tutulur. Bunun üzerine konuşmayacağım ve bu konu hakkında hiç bir bilgi edinemedim. Bu konuda fantezi kurmak kolay ama doğru bir şeyler söylemek alabildiğine güçtür."

Şoven ve popülist bir yaklaşım içinde olmadan, bilinmezliğin, ve araştırmacının yabancı olması sebebiyle kaynaklara ulaşmanın güçlüğünün, el verdiği ölçüde tarafsız olma gayretiyle, tarih kitapları ve de tarih kitap incelemeleri üzerinden yazılmış kısa ve okunası bir yazı eklemek, üzerimize bir vazife olmasa da faydalıdır, güzeldir.

(1) "" Harem-i Hümayun hakkında on yıllık yorucu bir mesai sonunda arşiv belgelerine dayalı bir doktora tezi hazırlayan Amerikalı uzman Leslie Peirce (Yazar Notu: Peirce. L., PhD., 'Cornell Universitesi, Din Tarihi')"Biz batılılar İslam toplumunda cinselliği saplantı haline getirmek gibi eski ama güçlü bir geleneğim mirasçılarıyız. Harem, müslüman cinsel duyarlılığı üzerine kurulu Batı efsanelerinin kuşkusuz en yaygın simgesidir" dedikten sonra haremin amaç ve teşkilatı hakkında verdiği bilgiler aleyhteki iddialara en güzel cevaptır.

"Hanedan ailesi üyeleri için harem bir ikametgâhtı. Sultan ailesinin hizmetkârları için ise bir eğitim kurumu diye tarif olunabilir. Genç kadınlar sadece padişaha uygun cariyeler ve annesiyle diğer ileri gelen harem kadınlarına nedimler sağlamak amacıyla değil, aynı zamanda askerî/idarî hiyerarşinin tepesine yakın erkekler için uygun eş sağlama amacıyla eğitilirlerdi. Enderun, saray içinde padişaha kişisel hizmet yoluyla erkekleri nasıl saray dışında hanedana hizmet hazırlıyorsa, harem de kadınları padişah ve annesine kişisel hizmet yoluyla dış dünyadaki rollerini almaya hazırlıyordu.

Azat edilerek enderun mezunları veya diğer görevlilerle evlendirilen bu kadınların payına da kocalarının oluşturduğu erkek hanelerini (selamlık) tamamlayan haremler oluşturmak düşerdi.

Sultan hanesinin kurduğu teşkilat ve eğitim kalıbı bu köle evlilikleri vasıtasıyla çoğaltılarak Osmanlı yönetici sınıfının sosyal ve politik temelini oluşturuyordu. Saray eğitim sisteminin -hem erkek hem de kadınlar için- ana hedeflerinden biri hükümran hanedana sadakatin aşılanmasıydı. İmparatorluk elitini sarmalayan bağları erkekler kadar kadınlar da sürdüğü için elitin sadakatinin odağında sadece padişahın kendisi değil, aynı zamanda sultan hanesinin kadınları, yani bir bütün olarak haneden ailesi vardı."

Yine 17. yüzyıl bazı batılı yazarlardan haremin gizliliğinin yaznısıra harem hakkında konuşamların da fanteziler üretmekten başka bir şey yapmadıklarını gözlemlemek mümkündür. ""

Kaynaklar:

* ULUÇAY, Ç., Harem II, 1992, Türk Tarih Kurumu Yayınları.

* http://www.wikipedia.org

*(1),http://www.turksultans.com


siplintır usta resmi

tarihte bilinmezcilik..

bilinmezcilik (mistisizim) neredeyse ilk yazılı (ilahi) dinlerden beri övar olmuştur.

tarihi bir bilim olarak ele alabilmek ancak bilinmezciliğin reddi ile mümkün olur çünkü tarih bilim olarak ele alındığında şu görülür ki tarih belli sebeplerin belli değişmez sonuçlar doğurduğu platformdur.

marks tarih için bu nedenle bilimlerin kraliçesi der.

eğer bu bilinmezcilik ile tarihe yaklaşırsak ki bunun kimi kısımlarının da doğruluğunu kabul ederim, varacağımız nokta toptan nbir nihilizm olur ki; bu da tarih diye bir olgunun var olabaileceği ile çelişir.

haremin bilinemez olmasının kabulu bile, osamanlı halkının yaşayış stilinin bilinemezliği ile örtüşömez çünkü ortada bir imparatorluk ve onun "tebası" söz konusudur.. yani yazılı kaynaklar mutlak surette vardır.

fikir yürütmenin ötesinde bilgi sahşbi olmak bu nedenle çok zor hatta hiç zor değildir.

bilindiği üzre özellikle kuruluş ve gelişme döneminin osmanlısı dışarıdan bşr gözle, çin kökenli vakaünüvist veya tarihçiler tarafından yazılmıştır.. bu dışarıdan gözlem olduğu için insanı yanıltabilir ama gelişime döneminin sonlarına doğru özellikle saraydan desteklenen ama tebanın yaşantısının içinden vakaünüvistler ortaya çıkmıştır.

bu şu demektir, osmanşlı sarayı bir ölçüde muhafaza edebilir ama sarayın teba ya yansıması (tersi değil) ve teba nın durumu aşikardır.

komidinimi kırdılar, o yeah.. kırdılar.

kramer resmi

kısmen

şurası bir gerçektir ki osmanlı ilerleme devrinde devletin hemen hemen tüm kuruluşları mükemmel şekilde organize olmuştur. daha önce yazdığım harem ve osmanlı döneminde cinsellik makalelerinin ayrıntılı örnekleri ise ben de genelde duraklama ve gerileme devirlerinin padişahları ile ilgilidir.

osmanlı devleti'ni özellikle ilerleme devrinde kutlamak gerekir, gerçekten de devletin sınırları doğal sınırlarına ulaşmıştır. yukarıda bahsedilen harem teşkilatı ise (Saray eğitim sisteminin -hem erkek hem de kadınlar için- ana hedeflerinden biri hükümran hanedana sadakatin aşılanmasıydı. İmparatorluk elitini sarmalayan bağları erkekler kadar kadınlar da sürdüğü için elitin sadakatinin odağında sadece padişahın kendisi değil, aynı zamanda sultan hanesinin kadınları, yani bir bütün olarak haneden ailesi vardı.) bence bu ilerleme devrine ait padişahların yönetiminde işlemiştir. ancak duraklama ve gerileme devrinde harem olayı istismar edilmiş ve önceki makalelerimde bahsedilen sapkınlıklar gerçekleşmiştir. zaten dediğim gibi bende ki kaynakların hemen hemen hepsi de bu dönemlerin padişahlarına dayandırılarak yazılmıştır.

700 tane cariysi olan bir insanın sahra çölüne, viyana'ya, hazar denizi'ne kadar ilerleme hırsı ve hevesi olmasını bekleyemeyiz. ancak 700 cariyenin sahibi böyle toprakları çok kolay elinden kaybedebilir....

erdal acar; batı bostancı seni unutmayacak

tembel resmi

beÄŸendim

ne yalan söyleyeyim atlantisin bu makalesi kramerin bir önceki harem makalesinden daha güzel olmuş.işin doğruluğu bir yana kaynaklarla desteklenmesi daha bilimsel kılmış yazıyı.tekrar bir polemik yaratmak istemem ama yazının kalitesi ortada.

kramer resmi

iyi de

ben de kaynak verdim, isteyene kitabın kapağını scanleyip gönderirim.

erdal acar; batı bostancı seni unutmayacak

tembel resmi

öyle mi?

pardon o zaman dostum...ben farkedemedim herhalde

kramer resmi

önemli değil

Osmanlının Kanlı Tarihi
İsmail Metin
Ant Yayınları-1996

tekrar duyurulur.
bundan sonra yazdığım tüm makaleleri bilimsel makale formatında gönderiyorum...

erdal acar; batı bostancı seni unutmayacak

siplintır usta resmi

mesnet.

kayanakça. internet siteleri bilimsel olmayı amaçlayan hiçbir çalışma için kaynakça olarak gözsterilemez
yada mesnet..
her ne b.ksa.

komidinimi kırdılar, sezemedim anne!?!

atlantis resmi

tırı vırı

bilimsel olduğu idda edilmeyen bu makale, kendisinde de bahsedildiği gibi şoven ve popülist olmayan, ve koşulların elverdiği ölçüde, ki bu da makalenin içinde açıklanmıştır, tarafsız olma gayretiyle yazılan bir makaledir.

ha bilimsel makaleler için internet siteleri kaynak gösterilebilir mi? gösterilebilir, tabi kaynakçada internet için kaynak gösterme standartlarına uyulması kaydıyla. inanmayanlar, IEEE'de Xplore bağlantısına tıklayıp hali hazırda bulunan 1.2 milyon bilimsel makaleyi ve de IEE'nin yayınlarını inceleyebilir. ya da akademik yazı dersini veren hocalarıyla tekrar bi görüşme ayarlayıp konu hakkında akademisyenlerin görüşünü alabilir. bu standartlar hakkında, kısa yoldan bilgi edinmek isteyenler için şu site faydalı olacaktır.

kramer resmi

neden olmasın

kaynak sitenin kralı buradadır
www.sciencedirect.com

erdal acar; batı bostancı seni unutmayacak

gizem resmi

bu konunun

çokça yabancı yazarlar tarafından roman formunda incelendiği de düşünülünce batı'nın o günden bugüne yaklaşımının pek de değişmediği görülüyor.
zira osmanlı haremi hem cinselliğe dokundurmak hem de hanedanın zayıf noktasını sosyolojik açıdan ele geçirmek demek batı toplumları için. ali kemal meram gibi türk yazarların gayriresmi ve ayrıca pek de sempatik bulunmayan belgelerin resmi olarak gösterdiği hanedan soyunun saf osmanoğulları kanı taşımadığı gerçeği ve hatta -abartılmış olsa gerek- sadece bir padişah annesinin türk olduğu iddiaları bunu körüklemektedir.
dolyısıyla esasen gayet teferruatlı harem kurumunun sözlük anlamını bile öğrenmek doğru tarih bilmek isteyen herkes için faydalıdır bence.
lafın kısası güzel olmuş, eline sağlık atlantis, sağol.

siplintır usta resmi

he gülüm he canım..

atlanis beybi bu arada şunu da söylemek isterim ki makalen bence de güzel. bunları okuyor olman bile başlıbaşına güzel. kimseye bok atmaman hiper güzel. dünkü söylediklerim için değil ama küfür için de kusura kalma derim. beni sen sinirlendirdin zira.. neyse.

asıl konuya dönecek olursak ben sen y.azılanlarda bilimsellik taraftarısın zanettim dün ve yukarıdaki yorumu da onun için yaptım.. çünkü yorumlarıma cevaplarında, bok attığımı, kaynakça göstermem gerektiğini vs.. (tırı vırı) söyledin. bunlar bilimsellik iddiası taşıyan bir insanın sözleri değilmiş. bu konuda yanılmışım evet. bence bilimsellik iddiası da şart değil zaten. bu konuya tekrar gelecem beybi.

internet konusunda da bunu yukarıdaki tüm arkadaşlara, beybilere söylüyorum, sadece bir fikir olsun diye. ali akay, meral özbek, şerif mardin, emre kongar gibi ismini sayamayacağım kadar özellikle ilk üçü gibi saygın sosyologlar ve cemal kutay gibi köklü tarihçilerin hemen hepsi internetin 3. elden kaynak olduğu konusunda hemfikirdir.çünkü internet belli oranda anonimdir ve kaynaklar neredeyse istisnasız el değiştirmiştir. bu tarihte şu soruna yol açar.. tarih zaten belli bir dönemde olan olaylara karşı belli bir mesafeden bakıp asgari müşterek aynı şeyleri hissedenlerin bilimidir. yoksa tarih zaten var olamaz. tarihin bu göreceliğini, "benim için tarih, senin için tarih"* çıkmanızını bu durum iyice körükler ve tarihi bilinmezciliğe, mutlak izafiyete sürükler..

işinde ciddi ve bilimselliği destur haline getirmiş, akademi çevreleri, bilim adamları, bilim kadınları interneti başvuru için elbet kullanır ama hiçbiri kaynakça olarak göstermez. hatta şunu söyleyebilirimki gazozuna ödevler dışında istisnasız hiçbir hocamız interneti kaynakça olarak kabul etmez. benim şahsi inancım olarak da ben burada internetten bulduğum hiçbir şeyi makale olarak burada sunmam. ama sunulmasına ne karşıyım ne de gıcığım. aksine hoşnutum.

burası zaten tartışmak ve eğlenmek için kurulan bir platform olduğu için ben böyle makaleleri zaten keyifle okuyorum. bu açıdan makaleni küçümsemem de küçümsetmem de.

belki gene çok bilmişlik oldu. işte bunu bilmiorum misal. belki gene bok atıyorum. bundan da emin değilim. ama emin olduğum tek şey var ki o da dün olanların bir daha tekrarlanmaması ve sitemizin bekası ve kendin için bana bilmiş, efendi gibi kelimeler kullanmaman gerektiğidir.

dünkü yorumları sildik. hiç olmamış gibi yapacam. beybi dediğime alınmışsın aha gene beybi diyorum. ve açık yüreklilikle söylüyorum ben 15 senelik kardeşlerime bile beybi diyorum. bu sövgü değil övgüdür. ya da baktığın yere göre değişir. herşey gibi.

hoÅŸgeldin.

komidinimi kırdılar, ellerimi yordular.

atlantis resmi

bak ne güzel anlaşacağız az kaldı.

bu konuşmalara buradan devam etmektense, özel mesaj yoluyla devam etmeyi tercih ediyorum.

sevgiyle kal siplintır.

atlantis resmi

hoÅŸbulduk

bu arada

PuSSyWagoN resmi

tabi ya...

sıplıntır işte senden bu gibi platformlarda bu hareketleri bekliyordum ben de ..çağdaş bir istanbul beyefendisi gibi davrandın..sana hatırlarmısın sazlar çalınırdı çamlıcanın bahçelerinde diyesim geldi.artık yarın partide derim..fularını takmayı unutma..

++faster pussywagon kill..kill..kill++

kramer resmi

beybi

internet kaynak olarak gösterilebilir. yukarıda bahsi geçen sitelerde direk bilgiler yoktur, bu siteler birer makale veritabanı siteleridir. zaten evdeki bilgisayarlardan veritabanlarına ulaşamayız sadece üniversite bilgisayar laboratuvarlarından bu makalelere ulaşabiliriz. yani neticede internet bir kaynak mıdır? evet. interneti ne zaman kaynak olarak kullanamayız? ben buraya tarihi bir konu hakkında yorum yazarsam kaynak olarak kullanamayız. budur....

erdal acar; batı bostancı seni unutmayacak

siplintır usta resmi

bebeÄŸim.

internet kaynaklı bir ödev yap bakalım tarih konusunda. seni neyle kovalıyolar.. onu da yazar mısın buraya?

komidinimi kırdılar, sezemedim anne!?!

atlantis resmi

tüm kişisel tartışmaların dışında

tekrar ve yeniden deÄŸinmek istediÄŸim nokta ÅŸudur ki,
tarihin yorumlanması konusunu, cin ali'nin anlayabileceği dille bir ifade edersek; Fatih'in İstanbul'u feth edip etmediğini yorumlayamayız, ancak İstanbul'u feth ederken kullandığı yöntemlerin aşırıya kaçıp kaçmadığı noktası değerli yorumlarınızla açıklanabilmektedir. Bir diğer örnek de, padişahların kardeşlerini öldürtüp öldürmediklerini yorumlayamayız, ancak kardeş öldürmenin doğruluğu ve yanlışlığı, her dönemde, düşünebilen beyinlerin şanlı yorumlarıyla şekillenecektir.

siplintır usta resmi

katılıyorum fakat..

insanın biyolojik temeli nedeniyle (sinaps bağlarının eski düzeneği kurnmaya yatkın olması), dönemsel doğru ve yanlışlar olması ve bunların güçlü şekilde gene dönemsel olarak içsalleştiriliyor olması, bizi bence şu noktaya götürür.

dünü, bugünün fikriyle yargılamak, en iyi ihtimalle beyin cimnastiği olur..

tarihsel olaylar başka türlüsü olamayacağı için öyle olmuştur. yani bu şu demek de değildir tabi, atıyorum malcolm x siz herşey aynı olurdu.. hayır, ama tarih bunu kurgulayamayacağımız bir daldır.

komidinimi kırdılar, sezemedim anne!?!

uzumkiz resmi

Atlantis tebrikler

Bu sacma sapan S&M, tecavuz vs atismalarindan sonra makalen standartlari yukseltti.

Ucuz ve adi Export cinsel hayat stilleriyle ayni sinifta olmayan (iyi ki) tarihi bir uluslar topluluguyuz.

Arastirmalarin icin tesekkur ediyorum.